diye + пряма мова, Arkadaşım, "İşte çok yoruluyorum" diye şikayet etti., Öğretmen, "Yarın sınav olacaksınız." diye bizi uyardı., Babam, "Akşam geç geleceğim." diye haber veriyor.., Çocuk, "Ben bunu yapabilirim!" diye bağırdı., Arkadaşım, "Bu filmi mutlaka izlemelisin." diye tavsiye etmiş., diye + наказовий спосіб, Herkes bilsin diye söylüyorum., Sınava hazrlayayım diye dersten sonra hemen kütüphaneye gittim., Avukatınız konuşmasın diye rüşvet verdi., Herhalde değişiklik olsun diye öyle yapıyorlardı., Arkadaşım üşümesin diye klimayı kapattım., diye + різні часи, Yarın yağmur yağacak diye şemsiyemi aldım., Bu akşam misafirler gelebilir diye evi temizledik., Sınav zor olmuş diye herkes konuşuyordu., Çocuk hasta oluyor diye annesi endişelendi., İş arkadaşım maaşı yeterli kazanmıyor diye istifa etmiş., diye + прикметник, Eşim açım diye bana iki sandviç verdi., Oksana hasta diye bugünkü toplantıya katılamamış., Keyfi yok diye partiye gitmedi., Yorgunum diye spor salonuna gitmek istemedim., Bu çanta eski diye almayı düşünmüyorum.
0%
DİYE
Kongsikan
Kongsikan
oleh
Helloturkish
Edit Kandungan
Cetakan
Benamkan
Lebih lagi
Tugasan
Papan mata
Paparkan banyak
Paparkan sedikit
Papan mata ini berciri peribadi pada masa ini. Klik
Kongsikan
untuk menjadikannya umum.
Papan mata ini telah dilumpuhkan oleh pemilik sumber.
Papan mata ini dinyahdayakan kerana pilihan anda berbeza daripada pemilik sumber.
Pilihan untuk Kembali
Susunan kumpulan
ialah templat terbuka. Ia tidak menjana skor untuk papan mata.
Log masuk diperlukan
Gaya visual
Fon
Langganan diperlukan
Pilihan
Tukar templat
Paparkan semua
Buka keputusan
Salin pautan
Kod QR
Padam
Pulihkan autosimpan:
?