Bakışı bir şey üzerine çevirmek - Bahçedeki kedilere baktım., Gözetmek - Bahçedeki öğrencilere nöbetçi öğretmen bakıyordu., Benzemek, aldırmak - Çiçeğin rengi kırmızıya bakıyordu., Aramak - Her tarafa baktım ama anahtarı bulamadım., Muayene etmek - Doktor meşgul olduğu için hastaya bakmadı., Bir işten sorumlu olmak - Evde yemek işlerine annem bakar.,

排行榜

視覺風格

選項

切換範本

恢復自動保存: ?