➥ Köyümüzün muhtarı herkes tarafından sevilir. (sevil- ⇒ sev- il-), ➥ Eve girmeden önce ayakkabılarını kapının önüne çıkarmalısın. (çıkar- ⇒ çık- ar-), ➥ İtfaiye ekipleri zor da olsa yangını söndürdüler. (söndür- ⇒ sön- dür-), ➥ Tıraş olurken yüzünü kesip kanatmış. (kanat- ⇒ kana- t-), ➥ Yıllardır görmediği amcasına sımsıkı sarıldı. (sarıl- ⇒ sar- ıl-), ➥ Yarın misafirler geleceği için temizliğe girişeceğim. (giriş- ⇒ gir- iş-), ➥ Ev sahibine görünmeden sessizce merdivenlerden indi. (görün- ⇒ gör- ün-), ➥ Köpek, sakladığı kemikleri bulmak için bahçenin her tarafını eşeledi. (eşele- ⇒ eş- ele-), ➥ Kaçak mallar boş bir alanda yakıldı. (yakıl- ⇒ yak- ıl-), ➥ Sıraya yazdığım kopyaların hepsi silinmiş. (silin- ⇒ sil- in-), ➥ Akşama sana özel bir çorba pişireceğim. (pişir- ⇒ piş- ir-), ➥ Yangın nedeniyle uzun süre kapalı kalan dükkan bugün açılacakmış. (açıl- ⇒ aç- ıl-), ➥ Kazandığımız parayı eşit şekilde bölüştük. (bölüş- ⇒ böl- üş-), ➥ Bir de baktım ki müşteri parayı ödemeden gidiyor. (git-), ➥ Genelde sabahları geç kalkarız. (kalk-), ➥ Her gün yatmadan önce kitap okuyorum. (oku-), ➥ Tatilden erken dönecekmiş. (dön-), ➥ Güzel günler elbet gelecektir. (gel-), ➥ Yağmurdan sonraki toprak kokusunu çok seviyorum. (sev-), ➥ Mezuniyet belgesini kıvırdı, çantasına koydu. (kıvır-, koy-), ➥ İlerideki köprü yıkıldığı için polis tüm araçları yoldan çeviriyor. (çevir-), ➥ Yıllar süren hasret sonunda iki kardeş nihayet kavuştular. (kavuş-), ➥ Servis şoförümüz aracı çok hızlı sürüyor. (sür-), ➥ Duvarı tamir ettikten sonra bir güzel boyadı. (boya-), ➥ Bu enfes kurabiyeleri mutlaka tatmalısın. (tat-), ➥ Üzerindeki kazak da baya eskimiş. (eski-), ➥ Sorunun cevabını bir tek Sadık bildi. (bil-), ➥ Karşıdaki adam niçin bize bakıyor? (bak-), ➥ Ayağı taşa takılınca fena halde düştü. (düş-), ➥ Staj yerin konusunda öğretmenin ile konuştun mu? (konuş-), ➥ Ağaç gölgesinde otururken elime bir uğur böceği kondu. (kon-), ➥ Tek hamlede koca odunu yardı. (yar-), ➥ Odaya girdiğimde oyuncak bebeğinin saçlarını tarıyordu. (tara-), ➥ Koyunları ben sayarım, sen burada kal. (say-, kal-), ➥ Saat tam on ikide durmuş. (dur-), ➥ Onur sence Tarkan’a benzemiyor mu? (benze-), ➥ Senden sadece iki kilo patates istemiştim. (iste-), ➥ Bence bu kadar örnek yeter. (yet-), yardım etmek, hak etmek, kaybolmak, kaybetmek, kahrolmak, ziyan olmak, bakakalmak, düşüvermek, gidivermek, bakadurmak, düşeyazmak, göresi gelmek, okuyacağı tutmak, görmüş bulunmak, gider olmak, tutmaz olmak, hissetmek, sabretmek, hapsolmak, yorgun düşmek, göze girmek, vazgeçirmek, boyun eğmek, göze gelmek, hasta düşmek, hakkından gelmek, göz boyamak, yola gelmek, dize getirmek, bahsetmek, söz etmek, laf etmek, seyretmek, dalıvermek, bir hal olmak, takip etmek.

排行榜

視覺風格

選項

切換範本

恢復自動保存: ?