activism, sivil itaatsizlik, civil disobedience, çatışmak, to clash, yüzleşmek, karşı karşıya gelmek, to confront, kozmopolit, coloured, sokağa çıkma yasağı, cosmopolitan, cesaret etmek, göze almak, curfew, çeşitli, farklı, to dare, oy hakkı vermek, vatandaşlık hakkı tanımak, diverse, yurt dışında yaşayan kişi, gurbetçi, to enfranchise, hizip, grup, expatriate, eşitsizlik, faction, entegre etmek, uyum sağlamak, ghetto, azınlık yönetimi, ID card, karma evlilik, inequality, yolunu açmak, zemin hazırlamak, to integrate, polis devleti, liberal, politika, minority rule, ayrıcalık, mixed marriage, yasaklamak, non-white, refah, zenginlik, to pave the way for, ırk, police state, başka yere taşımak / taşınmak, policy, isyan, ayaklanma, privilege, kulübe, baraka, to prohibit (sb from doing), gecekondu mahallesi, varoş, prosperity, sesini çıkarmak, fikrini açıkça söylemek, race, sembolik, göstermelik, to relocate, kasaba / yerleşim bölgesi, riot, kabile, shack, savaşçı

Leaderboard

Visual style

Options

Switch template

Continue editing: ?