Film izlemek, Alışverişe gitmek / çıkmak, Kahvaltı yapmak, Oyun oynamak, Ders çalışmak, İşe gitmek, Müzik dinlemek, Gazete okumak, Yemek pişirmek, Duş almak, araba sürmek, telefonda konuşmak, otobüse binmek, ilk defa : for the first time, uzakta : at far away, yaşamak * ölmek, sık sık * nadiren, konuşmak = sohbet etmek, orada * burada, her şey * hiçbir şey, güzel * çirkin, sabah * akşam, erken * geç, kalkmak * yatmak, gitmek * gelmek, sonra * önce, yemek * içmek, izlemek = seyretmek, hep-imiz * hep-iniz, çok * az, bu günlerde * o günlerde, biraz * birçok, ilaç : medicine, soğuk * sıcak, dikkat etmek : taking care of, bol bol = çok , sebze * meyve, hafta sonu * hafta içi, gelecek * geçen, önemli * önemsiz, sonraki * önceki, kesinlikle definetly, özlemek : to miss, kendine iyi bak : look after yourself, kapatmak * açmak, kalın * ince.

Leaderboard

Visual style

Options

Switch template

Continue editing: ?