break down a door, kapıyı kırarak açmak, break into, zorla girmek, break up, sona ermek / dağılmak, break off, ara vermek / aniden durdurmak, break down barriers, engelleri yıkmak / ortadan kaldırmak, break out, aniden başlamak / patlak vermek, break through, önemli bir ilerleme kaydetmek, break with someone, biriyle ilişkisini bitirmek, bring back memories, anılarını yeniden canlandırmak / geçmişi hatırlatmak, bring up children, çocuk yetiştirmek, bring back, geri getirmek, bring along, yanında getirmek, bring in money, para kazandırmak / gelir getirmek, come to someone, birinin aklına gelmek, come after, peşine düşmek / takip etmek, come across, tesadüfen karşılaşmak, come back to someone, yeniden hatırlanmak / zihne geri gelmek, come to someone, birine miras kalmak / geçmek, come forward, öne çıkmak / gönüllü olarak bilgi vermek, come in first, yarışı birinci bitirmek, come off, başarılı olmak / gerçekleşmek, come out, açmak / çiçeklenmek, come up with, bir fikir veya çözüm bulmak, come through, zor bir durumu atlatmak / sağ çıkmak, come apart, parçalara ayrılmak / dağılmak, come out, çıkmak / temizlenmek (leke), come into, miras yoluyla elde etmek, come up, gündeme gelmek / ortaya çıkmak, come in useful, işe yaramak, come over, uğramak / ziyarete gelmek, knock down, araçla çarpıp devirmek, cut down, azaltmak, let someone down, birini hayal kırıklığına uğratmak / yüzüstü bırakmak, cool down, soğumak / soğutmak, pour down, bardaktan boşanırcasına yağmak, weigh down, yük olmak / bunaltmak, hand down, nesilden nesile aktarmak, wind down, rahatlamak / gevşemek, jot down, hızlıca not almak, play down, olduğundan önemsiz göstermek / küçümsemek, get across ideas, fikirleri anlaşılır biçimde aktarmak, get away from prison, hapishaneden kaçmak, get by, geçinmek / idare etmek, get down to business, ciddi biçimde işe koyulmak, get into trouble, başını derde sokmak, get the truth out of someone, birine gerçeği söyletmek, get on someone's nerves, birinin sinirine dokunmak, get over trauma, travmayı atlatmak, get through work, işi bitirmek / üstesinden gelmek, get up, yataktan kalkmak, get about, (haber / söylenti) yayılmak, get on to a lawyer, bir avukatla iletişime geçmek, give in to someone's wishes, birinin isteklerine boyun eğmek, give up, pes etmek, give away a fortune, servetini bağışlamak, give back books, kitapları geri vermek, give out, (stok / kaynak) tükenmek, give in papers, ödevleri / yazılı çalışmaları teslim etmek, give off a pleasant smell, hoş bir koku yaymak, give time over to sports, zamanını spora ayırmak

Leaderboard

Visual style

Options

Switch template

Continue editing: ?