I confused, kafam karıştı, kafam karmaştı, kafam yandı, ı am sure, eminim, iyiyim, netim, sooner or later, erken ya da gece, geç ya da çok erken, er ya da geç, Sorry for interruption, Böldüğüm için özür dilerim, kestiğim için kusura bakma, konuştuğum için pardon, get out!, Defol!, kaç!, gitme!, ı did whatever ı can, hiçbir şey yapmadım, elimden geleni yaptım, elimden gelmedi, yapmadım., this doesn't sound good, Kulağa hoş gelmiyor, kulağım bunu beğenmedi, keşke duymasaydım, thanks to you, senin yüzünden, senin sayende, seninle birlikte, to say goodbye to each other, ayrılmak, selamlaşmak, vedalaşmak, to seem like, gibi görünmek, -(y)a benzemek, gibi olmak, to have a bad mood, morali bozuk olmak, keyfi yerinde olmak, keyiften dört köşe olmak, to want something very much, canı istemek, ağzı sulanmak, heyecanlanmak, to pay instead of someone, ödemek, ısmarlamak, ısrar etmek, I’m not used to, bana göre değil, alışık değilim, alıştım, take smth slowly, yavaşlamak, ağırlaşmak, ağırdan almak, to obey the rules, kural koymak, kuralların dışına çıkmak, kurallara uymak

Leaderboard

Visual style

Options

Switch template

Continue editing: ?