Piracy, Korsanlık, Exclusively, Özellikle, Let alone, Bir yana, Humble, Mütevazı, Incontrovertible, Tartışmasız, Ethos, Ortam- inançlar, Orthodoxy, Tutuculuk, Artefact, Eser, Embody, Somutlaştırmak, Rectify, Düzeltmek, arıtmak, Biased, Önyargılı, taraflı, Instil, Aşılamak, Account for, Hesaplamak, açıklamak, Cut down on- cut back on, Azaltmak- geri kesmek, Keep abreast of- catch up with, Haberdar olmak- yetişmek, Look up to, Hayran olmak, Comprise, İçermek, Take up, Hobiye başlamak, Hold up, Geciktirmek, Bring up, Kusmak, bahsetmek, Put off, Ertelemek, caydırmak, Call off, Ertelemek, sona erdirmek, Get through, Telefonla ulaşmak, başarılı olmak, Break off, Ayrılmak- sonlandırmak, Run up, Fırlamak- artmak, Tackle, Mücadele- ele almak, Take off, Çıkarmak- havalandırmak, Whatsoever, Her ne olursa olsun, Now that, Dığı için, As such, Bu bağlamda, Lest, Mesin diye, By all means, Her ne pahasına olursa olsun, In that, Çünkü, On account for, Den dolayı, As of, İtibaren, As to, İlgili, As for, A gelince, In view of, Den dolayı, Pertaining to, İle ilgili, In excess of, Den fazla, At the expense of, Hesabına- pahasına, As yet, Şimdiye kadar, With a view to, Mak amacıyla, In reference to, E dair- hakkında, Through, sayesinde, Amid, Ortasında, Adjacent, Bitişik, Aboard, Gemide, Come into, Mirasa konmak, etkilemek, Clear out, Boşaltmak, Step down, İstifa etmek, azaltmak, Come along, Ortaya çıkmak- gelişmek

Leaderboard

Visual style

Options

Switch template

Continue editing: ?