Yola çıkmak., Bir yere varmak için bulunduğu yerden ayrılarak yolculuğa başlamak, harekete geçmek., Gücü yetmek., Eldeki imkânlarla ancak altından kalkabilmek, üstesinden gelebilmek., Var olsun., Sağ olsun, çok yaşasın., Kulak vermek., İyice anlamak amacıyla dinlemek, işitmeye çalışmak., Baba yadigârı., Babadan kalan, baba döneminde yapılmış, babanın hatırasını taşıyan., Gözden düşmek., Değerini, itibarını veya sevgisini kaybetmek., Ders çıkarmak., Yaşadığı bir olayın veya başkasının deneyiminin sonuçlarından bir sonuç, öğüt almak., İçi içine sığmamak., Sevinç, heyecan veya coşku nedeniyle çok mutlu olmak, yerinde duramamak., Burnu havada olmak., Kendini beğenmiş, kibirli ve başkalarını küçük gören bir tavır sergilemek., Kılı kırk yarmak., Çok dikkatli, titiz ve aşırı detaycı olmak., Ağzı kulaklarına varmak., Çok sevinçli olmak, geniş ve içten gülümsemek., El etek çekmek., Bir işten, sorumluluktan veya bir yerden tamamen ayrılmak., Kafasına takmak., Bir şeyi sürekli düşünmek., Bir çuval inciri berbat etmek., Büyük bir çaba sonucu elde edilen değerli bir işi, küçük bir hatayla tamamen bozmak., İşin içinden çıkmak., Karmaşık veya zor bir durumu çözmek..

Leaderboard

Visual style

Options

Switch template

)
Continue editing: ?